| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

TÜRKİYENİN YENİ NESİL HABER PORTALI

7 "uzay" etiketi kullanan gönderi "uzay" etiketi kullanan diğer içerikler resimler, videolar

Ruslar 5. boyutu araştıracak

Rus Bilim adamları uzayda beşinci boyutu (karanlık enerji) araştıracak.
 
İnterfaks ajansının haberine göre, Rusya evrenin genişlemesine etki eden "karanlık enerji"nin araştırılması için röntgen teleskopu ile donatılmış "Spektr-RG" adlı uzay gözlem uydusunu 2012 yılında fırlatacak.

Uzay Araştırmaları Enstitüsü yetkilisi Aleksey Vihlinin, gözlem aracında bulunacak teleskopla gözlenebilecek bütün galaksi kümelerinin parametreleri ve bunlara etki eden karanlık enerjinin saptanmaya çalışılacağını belirtti.

Amerikan bilim adamlarının, bundan 10 yıl önce evrenin hızla genişlemesine karanlık enerjinin neden olduğunu tespitinden sonra bu enerjinin araştırılmasına yönelik çalışmaların hızlandığına dikkati çeken Vihlinin, karanlık enerjinin fiziksel madde bulunan ortamda hiçbir etki yapmadığını, ancak maddenin bulunmadığı ve çekim kuvvetinin çok düşük olduğu ortamlarda varlığını hissettirecek etkilerinin saptandığını kaydetti.

Karanlık enerjinin tabiatının açıklanmasının, dünyaya bakışta devrim niteliğinde değişikliklere yol açabileceğini ve hatta 5. boyutun varlığının kanıtlanmasını sağlayabileğini ifade eden Vihlinin, uzayın bilinen 4 boyutuna ilave olarak beşinci boyutun olmasının sadece ilginç değil, aynı zamanda temel bilimler için önemli olduğunu söyledi.

Dünyada 12 bilim adamının karanlık enerjiyi araştırdığını belirten Vihlinin, Rus bilim adamları tarafından ise bu alandaki gözlemler için Antalya'daki Rus-Türk teleskopu ve Karaçay-Çerkez Cumhuriyeti'ndeki teleskopun kullanıldığını ve birçok galaksi kümesinin araştırıldığını belirtti.

Vihlinin ayrıca, "Spektr-RG" gözlem uydusunun, bu merkezlerden yapılan araştırmaları birleştirerek, karanlık enerji araştırma görevini üstleneceğini söyledi.

En az beş yıl görev yapması planlanan "Spektr-RG", karanlık enerjinin yanı sıra büyük karadeliklerin ve süpernova yıldızlarının araştırılmasına da hizmet edecek.

'Kıyamet Makinası' çalıştı

Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi'nde (CERN) yapımı yıllar süren ve evrenin oluşum sırlarını ortaya çıkarması beklenen dünyanın en büyük parçacık hızlandırıcısı ''Büyük Hadron Çarpıştırıcısı''(Large Hadron Collider-LHC) başarıyla çalıştırıldı.


California Üniversitesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gökhan Ünel, AA muhabirine CERN'deki gelişmelerle ilgili bilgi verirken, bugün büyük hadron çarpıştırıcısının ilk kez test edildiğini aktardı. Ünel, ''Bugün büyük hadron çarpıştırıcısı çalışmaya başladı. Bundan sonra protonların çarpıştırıcıda döndürülmesine devam edilecek. Bu deney artık başladı ve yüksek enerjilerde devam edecek'' dedi.

Ünel, hızlandırıcıda iki ayrı proton demetinin bulunduğunu, bunlardan birinin saat, diğerinin de ters yönde döndüğünü belirterek, ''Bugün CERN'de saat yönünde dönen proton demetini daha az enerjiyle ve daha az proton sayısıyla başarıyla attırdık. Protonlar detektörün içinden geçti ve detektörün içinde bıraktığı izleri gördük ve bu bizi çok heyecanlandırdı'' dedi.Bugün ilerleyen saatlerde diğer yöndeki proton demetinin halkada döndürüleceğini anlatan Ünel, bu demetlerin birbirinden bağımsız olduğunu dile getirerek, ''Akşam saatlerinde bu iki demeti birbiriyle çarpıştırmayı deneyeceğiz. Bu, düşük enerji seviyelerinde olacak. Yani 0.450 Tera elektron volt ya da trilyon elektron volt (TeV) seviyelerinde'' diye konuştu.

 

6 saatlik uzay yürüyüşü

Uluslararası Uzay İstasyonu'nun (UUİ) Amerikalı astronotu Michael Fincke ve Rus kozmonotu Yury Lonchakov, 6 saat sürmesi planlanan uzay yürüyüşüne çıktı.


Fincke ve Lonchakov uzay yürüyüşü sırasında istasyonun dış yüzeyinde bir dizi bakım işleri ve bilimsel çalışmalar yapacak. 

Astronotların bu görevlerindeki önceliği, Langmuir adlı bir araştırma sondasını Rus uzay aracına yerleştirmek olacak. Rus bilim adamları, bu sondadan elde edecekleri verilerin, Rus uzay aracının istasyondan ayrılması esnasında tekerrür eden arızaların açıklanmasına yardımcı olmasını umuyor.

Bu uzay yürüyüşüne Lonchakov'un ilk kez, Fincke'nin beşinci kez çıktığı kaydedildi.

Uzayda yaşamın kanıtı mı?

Satürn'ün aylarından Titan'ın yüzeyinde bilgi toplayan Huygens'in çektiği iki ayrı fotoğraf karşılaştırıldığında, ikinci fotoğrafta sıvı olduğu tahmin edilen noktalar tespit edildi. 

Diğer gezegen ya da aylarda görülen donmuş göllerden farklı bir yapıya sahip sıvının "çiy damlası" olduğu tahmin ediliyor. 

Çiy, atmosferik sınır tabakadaki hava parselinin aktüel buhar basıncının, yüzeyin sıcaklığına ait doymuş buhar basıncından daha yüksek olması sonucu, havadaki su buharının soğuk yüzey ve / veya cisim üzerinde yoğunlaşarak sıvı faza geçmesi olarak tanımlanıyor. 

Daha açık bir dille çiy, geceleri havanın soğumasıyla havada bulunan su buharının yoğuşarak oluşturduğu damlacıklar olarak ifade ediliyor. 

Bilim adamları Titan'daki çiyin oluşmasında Huygens'in etkisinin olduğunu düşünüyor. Ancak ne olursa olsun çiyin oluşabilmesi için atmosferde su buharının olması gerektiğini ve bunun daha önce Dünya hariç hiçbir yüzeyde tespit edilmediğinin de altını çiziyorlar. 

Bunlara dayanarak konuşan bilim adamları çekilen fotoğrafın Titan'daki yaşamın izi olduğunu iddia ediyor. 

Bütün bu iddialar aşağıdaki fotoğraflar esas alınarak yapılıyor ve henüz bilimsel açıdan bir geçerliliği yok. Ancak önümüzdeki günlerde Titan'la ilgili bilgi akışının artmasıyla olayın gün ışığına kavuşması bekleniyor. 

Satürn ve sisteminin araştırılması amacıyla 1997 yılında fırlatılan Cassini-Huygens uzay aracı, gezegenlerin çekim gücünden yararlanarak yolculuğun hızlandırılabilmesi için Venüs (2 kez), Yer ve Jüpiter yakın geçişlerini gerçekleştirdikten sonra, 1 Temmuz 2004'te Satürn çevresinde yörüngeye girdi. 

İki ayrı uzay sondasından oluşan araçtan, Huygens iniş aracı ayrılarak 14 Ocak 2005'te Satürn'ün en büyük uydusu Titan üzerine iniş yaptı. 

Cassini yörünge aracı ise Satürn çevresinde değişen yörüngeler izleyerek gezegen ve çeşitli uyduları ile ilgili gözlemlerine başladı.

Uzaya turistik gezi pek yakında

Uzaya ticari sefer yapacak aracı taşıyacak özel tasarlanmış uçağın deneme uçuşu başarıyla tamamlandı.

Maceracı İngiliz işadamı Charles Bronson'ın sahibi olduğu Virgin Galactic şirketine ait ''WhiteKnightTwo'' (Beyaz Şövalye 2) adlı iki gövdeli 4 turbofan motorlu uçak, Kaliforniya'daki Mojave Üssü'nden kalktıktan sonra 1 saat süreyle uçtu ve havalandığı yere güvenli bir biçimde indi.

Yapımı sürmekte olan ''SpaceShipTwo'' (Uzay Gemisi 2) adlı uzay aracını taşıyıcak uçağın başka deneme uçuşlarının da yapılacağı bildirildi.

Virgin Galactic şirketi, ilerde siparişler de vermek üzere 5 uzay aracı ve 2 taşıyıcı uçak siparişi verdi.

2 pilot ile 6 biletli yolcu taşıyacak ve bir koltuğun 200 bin dolara satılacağı yolculuklar için şimdiden aralarında aktris Victoria Principal, fizikçi Stephen Hawking ve Hollanda Prensesi Beatrice'in bulunduğu 200 kadar potansiyel uzay turisti depozit yatırdı. 

XPrize ödüllü ''SpaceShipOne'' tasarımı temelinde geliştirilen ''SpaceShipTwo'' adlı yaklaşık 20 metre uzunluğundaki uzay aracıyla yapılacak uçuşlar 2 saat sürecek ve yolculara yaklaşık 5 dakika yerçekimsiz ortamda bulunma olanağı sağlanacak. 

''WhiteKnightTwo'' ile Concorde'un sefer yüksekliği olan 50 bin feet'e çıktıktan sonra ana gemiden ayrılarak motorlarını ateşleyecek uzay aracı, 110 kilometre yüksekliğe ulaşabilecek.

Manyetik alandaki tehlikeli çatlaklar

Güneşten gelen parçacıklara kaşı dünyayı koruyan manyetik alanda 2 büyük çatlak tespit edildi.

Bilim adamları, uzun zamandan beri dünyayı uzayın kötü hava olaylarından koruyan manyetik alanın aşırı hava cerayanına açık, kırık dökük eski bir eve benzediğinin farkındaydı. Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi NASA’ya ait 5 küçük uydudan oluşan “Themis” filosunun yaptığı son gözlemler ise, dünyanın manyetik alanında zaman zaman ortaya çıkan 2 büyük çatlak oluştuğunu ortaya koydu.
Çatlaklardan güneş fırtınalarının ürettiği ve hızı saatte 1.6 milyon km’ye ulaşan yüklü parçacıklar geçerek atmosferin yüksek katmanlarını deliyor.
Themis geçen yaz, dünyanın manyetosferinin en dış kesiminde güneşten fırlayan partiküllerin oluşturduğu tabakanın kalınlığını 6 bin 400 kilometre olarak hesapladı. Bunun manyetik zırhta şimdiye kadar keşfedilen en büyük yırtılma olduğu kaydedildi.
California Üniversitesi’nden bilim adamı Marit Oieroset, yırtılma için “Çok hızlı genişliyor” açıklamasını yaptı. Güneşin yaydığı manyetik fırtına ve yüklü partiküller yere ulaşınca uydu ve yer haberleşmelerini olumsuz etkiliyor.

Mars'ta bulunan minerallerin sırrı

NASA, Mars'ta bulunan minerallerin, gezegenin yaşanılabilir olduğunu ortaya koyduğunu açıkladı.
 
Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi NASA, Mars'ta bulunan kayaların, gezegenin geçmişte daha önceden düşünülenden daha yaşanabilir olduğunu ortaya koyduğunu bildirdi. 

Mars keşif uydusu Orbiter'ın bulduğu karbonatlı minerallerin, gezegenin en azından bir bölümünün yüksek oranda asit içeren suyla kaplı olmadığını gösterdiği düşünülüyor. 

Mars'ta olası hayat izlerinin doğrulanabilmesi içinse gezegenin yüzeyinde geçmişteki ya da mevcut mikropları inceleyecek özel araçların gönderilmesi şart. 

Hem Amerikalı hem de Avrupalı uzmanlar, halihazırda Mars operasyonlarını ertelemiş durumda. Bu nedenle, gerekli deneylerin yapılmasının yıllar alacağı belirtiliyor. 

Gezegene gönderilen uzay aracı Phoenix beş ay boyunca dünyaya önemli bilgiler göndermesinin ardından Kasım ayında misyonunu tamamlamıştı. 

MARS'TA SU VAR MI?

Amerikan uzay ajansı NASA, Ağustos ayında Phoenix (Anka Kuşu) adlı aracının Mars'ta su bulunduğuna dair kanıtları ilk kez olmak üzere doğruladığını duyurdu. 

Bilim adamları bir kaç yıldır Mars'ta buz olduğunu biliyorlardı. 

Phoenix uzay aracı bu buzun karbondioksitten mi sudan mı oluştuğunu tespit etmek üzere gezegene gönderilmişti. 

Yüzeyden alınan numuneler, aracın içinde suya dönüştü. 

Projede yer alan bilim adamlarından William Boynton, bu testlerle Mars suyuyla ilk kez temas edilmiş olduğu yorumunu yaptı. 

Ancak bilim adamları bunun bir zamanlar gezegenin yüzeyinde suyun sıvı halinde bulunduğu anlamına gelmediğini söylüyorlar.

Bağlantının kesilmesi üzerine görevinin sona erdiği açıklanan uzay aracı, gezegenin kuzeyindeki daha önce incelenmemiş bir bölgesine inmek için 680 milyon kilometre yol kat etmişti.

Zirve100 En iyi